DOLAR 46,1252 0.02%
EURO 53,2746 0.11%
ALTIN 6.308,66-1,73
BITCOIN 2851988-2.52597%
İstanbul
24°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Bakan Kurum COP31 Eylem Gündemi’ni Açıkladı: Küresel İklim Eylemi İçin 10 Öncelikli Alan Ve 6 Hedef Belirlendi
  • Anadolu Habercisi
  • Dünya
  • Bakan Kurum COP31 Eylem Gündemi’ni Açıkladı: Küresel İklim Eylemi İçin 10 Öncelikli Alan Ve 6 Hedef Belirlendi

Bakan Kurum COP31 Eylem Gündemi’ni Açıkladı: Küresel İklim Eylemi İçin 10 Öncelikli Alan Ve 6 Hedef Belirlendi

ABONE OL
9 Haziran 2026 21:48
Bakan Kurum COP31 Eylem Gündemi’ni Açıkladı: Küresel İklim Eylemi İçin 10 Öncelikli Alan Ve 6 Hedef Belirlendi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ALMANYA / TEKHA

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Almanya’da düzenlenen Bonn İklim Değişikliği Konferansı’nda COP31 Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli alanını ve 6 küresel hedefini açıkladı. Bakan Kurum, “COP31’in temel yaklaşımı açıktır: Uygulamayı daha da hızlandırmak, sonuç almak. Bugün dünya, verilen kararların hayata geçtiğini görmek istiyor. Gelin, beklemek yerine harekete geçelim, niyeti uygulamaya dönüştürelim” dedi.

Bonn İklim Değişikliği Konferansı için Almanya’ya giden COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konferansın 2’nci gününde COP31 Eylem Gündemi’ne ilişkin sunum yaptı. Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak yıl boyunca şeffaf ve adil bir anlayışla hareket ettiklerini, bu kapsamda herkesle görüşerek istişarelerde bulunduklarını söyledi. Süreç boyunca diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere 3 temel değer üzerine hareket ettiklerini anımsatan Bakan Kurum, Türkiye olarak vizyonu da “Geleceğin COP’u” yaklaşımıyla inşa ettiklerini kaydetti.

COP31’in Kalıcı Miras Bırakabileceği Alanlara Odaklandık

Bu süreçte taahhütleri somut eylemlere ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek istediklerini ifade eden Bakan Kurum, “COP31 Eylem Gündemi; ortaklıkları güçlendirmeyi, pratik çözüm yollarını geliştirmeyi, uygulamaya katkı sağlamayı ve kalıcı bir miras bırakmayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede, COP31 Eylem Gündemi altında 10 öncelikli tema belirledik. Bu temaları belirlerken yalnızca başlık seçmedik. Bugün dünyanın en acil ihtiyaç alanlarına, ülkelerin uygulamada karşılaştığı zorluklara ve COP31’in kalıcı miras bırakabileceği alanlara odaklandık” diye konuştu.

Eylem Gündemi’nin 10 Öncelikli Alanı

Bakan Kurum, Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli alanını şöyle anlattı:

“Döngüsel ekonomiye geçişi desteklemek için Sıfır Atık yaklaşımlarını ve metan gazının azaltılmasını önceliklendirdik. Atık meselesi artık yalnızca çevre yönetimi değil, aynı zamanda iklim eyleminde en hızlı sonuç alınabilecek alanlardan biridir. Adil ve güçlü bir dönüşümün yolu, güvenli enerjiye erişimden geçmektedir. Bu nedenle de herkes için sürdürülebilir ve güvenli enerji sağlamak amacıyla temiz enerji ve elektrifikasyon çalışmalarını gündeme aldık. Gıda sistemlerimizin dönüşümünü sağlamanın çok önemli olduğunu, bilhassa gelişmekte olan ülkelerin gıdaya ulaşımı zorlaşmış ülkelerin dirençli bir gelecek inşa etmesi adına çiftçilerimiz için gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarımı öncelikli tema yaptı. Zira, iklim krizinin sofraya, üretime ve kırsal hayata doğrudan etkisi, bu başlığı artık ertelenemez hale getirmiştir. Sürdürülebilir rekabet gücünü artırmak ve iklim hedeflerine ulaşmak için yeşil sanayileşmeyi gündemimize aldık. İnancımız şu ki; üretim, ticaret ve istihdam bu dönüşümün dışında kaldığında kalıcı sonuç almamız mümkün değil.”

İklim Dostu Dirençli Şehirler Ve Gençler

Kıyı ve deniz ekosistemlerini korumak amacıyla okyanuslar ve denizleri ayrı bir başlık olarak ele aldıklarını kaydeden Bakan Kurum, “Denizlerin; iklim dengesinin, gıda güvenliğinin ve milyonlarca insanın geçim kaynağının merkezinde olduğunu gözler önüne bir kez daha sermiş olduk” dedi. Herkes için güvenli yaşam alanları oluşturmak adına iklim dostu dirençli şehirleri önceliklendirdiklerine dikkat çeken Bakan Kurum, “Hepimiz biliyoruz ki; iklim değişikliğinin etkileri en görünür biçimde şehirlerde, mahallelerde ve insanların günlük hayatında hissedilmektedir” diye konuştu. Bakan Kurum, diğer bir öncelikli alanın ise ‘gençler’ olduğunu belirterek, “Gençlerin enerjisinden, heyecanından ve üretkenliğinden en güçlü şekilde yararlanmak için gençlik katılımını Eylem Gündemimizin merkezine yerleştirdik. ‘Gençler bu işin öznesi olacak’ dedik. Bunun sebebi de gençlerin geleceğin muhatabı olmasının ötesinde, bugünün çözüm ortağı olması gerektiğine olan inancımızdır” ifadelerini kullandı.

Hedefimiz İklim Kaynaklı Şokları Önceden Gören Sağlık Altyapılarını Desteklemek

‘Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri’nin diğer önemli başlıklardan biri olduğunun altını çizen Bakan Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İklim krizinin insan sağlığı, kamu hizmetleri ve toplumsal dayanıklılık üzerindeki etkilerini dikkate alarak, dinamik ve dirençli sağlık sistemlerini gündemimize aldık. Hedefimiz; iklim kaynaklı şokları önceden öngören, bu şoklara uyum sağlayan ve hızla toparlanabilen sağlık altyapılarını desteklemektir. Ayrıca iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve arazi bozunumu arasında daha güçlü bir sinerji kurmak için sektörler arası ortak eylemleri destekleyeceğiz. Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) uygulanmasını güçlendirmek ve verilen taahhütleri somut çıktılara dönüştürmek üzere ilave bir destek sistemini de devreye alacağız. COP31’in temel yaklaşımı açıktır: başlık üretmek değil, uygulamayı daha da hızlandırmak; niyet beyan etmek değil, sonuç almak. İklim eyleminin sonuçlarını şehirlerde, tarlalarda, evde, sanayide, enerjide, okullarda, hastanelerde ve insanların hayatında hissedilir hale getirmek istiyoruz.”

10 Öncelikli Tema Altında Ortak Girişimleri Destekleyeceğiz

Bakan Kurum, Türkiye’nin Kahramanmaraş depremlerinin ardından hayata geçirdiği Asrın İnşa Seferberliği ile aynı bakış açısıyla COP31 sürecini yürüteceğine dikkat çekti:

“Türkiye, 2023 yılında aynı gün içinde 2 büyük deprem yaşadı. ‘Asrın Felaketi’ olarak adlandırılan bu depremlerden sonra bütün kesimlerle istişare kültürünü sürdürerek doğrudan hedefe odaklandık. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesi, Bakanlığımızın koordinasyonu ve yoğun gayretleriyle, 2 yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut inşa ederek 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırdık. Deprem sonrası inşa sürecinde nasıl çok katmanlı, hızlı ve sonuç odaklı bir çalışma yürüttüysek, COP31 sürecinde de aynı anlayış ve kararlılıkla hareket ediyoruz. Yüz yüze istişareler, tematik çalışma grupları, uluslararası ortaklıklar ve açık bir dijital platform aracılığıyla sektörlerden paydaşları bir araya getiren kesintisiz bir süreç yürüttük. Ulusal ve uluslararası paydaşlardan gelen geri bildirimleri, COP31 Eylem Gündemi’nin geliştirilme sürecine sistematik şekilde dahil ettik. Bundan sonra da uluslararası ortaklarımızla omuz omuza çalışacağız. COP31 Başkanlığı olarak; kaynak, görünürlük ve siyasi ağırlık sağlayarak 10 öncelikli tema altında ortak girişimleri destekleyeceğiz.”

COP31 Eylem Gündemi’nin Hedefleri

Sunumunda COP31 Eylem Gündemi’nin 6 küresel uygulama hedefini de açıklayan Bakan Kurum, tüm tarafları ve uluslararası toplumu bu hedefler etrafında birleşmeye davet etti. Bakan Kurum, hedeflerden ilkinin ‘elektrifikasyon’ olduğunu belirtti:

“Yaptığımız tüm toplantılarda bir tema çok net şekilde öne çıktı: Elektrifikasyon. Elektrifikasyon, 1,5 derece hedefine ulaşmak için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğini tamamlayan ana başlıklardan biridir. Aynı zamanda karbonsuzlaşmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bugün elektrik talebi ciddi biçimde artmaktadır. Ancak şebeke yetersizlikleri, finansman açıkları, politika uyumsuzlukları ve yüksek ilk yatırım maliyetleri elektrifikasyonda ilerlemeyi sınırlamaktadır. Tüm bu zorluklara rağmen, elektrifikasyonun hızlandırılması için küresel ölçekte ortak bir irade ortaya koyarak, 2035 yılına kadar yüzde 35 elektrifikasyon oranına ulaşılmasını hedefliyoruz. ‘2035’e kadar yüzde 35’ hedefi, COP31 Başkanlığımızın temel önceliklerinden biri olacaktır. Antalya’da düzenlenecek COP31’e kadar geçen sürede, bu hedef için güçlü bir küresel koalisyon oluşturmak üzere çalışacağız.”

Sıfır Atık Hareketi Ve Metan Azaltımı

İkinci olarak, Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi ve metan azaltımı konusunun altını çizen Bakan Kurum, “Bu girişimle, Sıfır Atığı iklim politikasında daha üst bir seviyeye taşımak istiyoruz. Metan gazının azaltılması, küresel ısınmayı yavaşlatmak için en hızlı uygulanabilir fırsatlardan biridir. Atık sektörü, insan kaynaklı metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 20’sini oluşturmaktadır. Elimizde kanıtlanmış ve ölçeklenebilir çözümler bulunmaktadır. Bu durum, özellikle insan kaynaklı atıklardan meydana gelen metan emisyonlarının azaltılması için önemli bir imkan sunmaktadır. Bütün tarafları, 2035 yılına kadar atık üretimindeki artışın yarı yarıya azaltılması hedefini benimsemeye çağırıyoruz” diye konuştu.

Dirençli Şehirler Ve Sanayide Yeşil Dönüşüm

Bakan Kurum, Eylem Gündemi’nin ‘dirençli şehirler’ hedefine ilişkin şunları söyledi:

“Dirençli Şehirler, Eylem Gündemimizin önemle üzerinde durduğu başlıklardandır. Bu başlığın çok sayıda alt boyutu bulunmaktadır. Ancak bu aşamada sizlerle özellikle binalarda emisyon azaltımı hedefimizi paylaşmak istiyorum. Binalarda emisyonların azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması, şehirlerin iklim direnci açısından kritik önemdedir. Bu kapsamda, 2035 yılına kadar bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltması hedefini tarafların görüşüne açmak istiyoruz.”

Dördüncü olarak, sanayide yeşil dönüşüm başlığını vurgulayan Bakan Kurum, “Sanayide yeşil dönüşüm için üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının 2035’e kadar en az yüzde 15 seviyesine ulaşması önemli bir kazanım olacaktır. Bu hedef hem emisyon azaltımı hem de kaynak tasarrufu bakımından güçlü bir katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

2035’e Kadar Toplumda Güçlü Bir İklim Farkındalığı Oluşturulmalı

Bakan Kurum, beşinci olarak ‘Her alanda farkındalık’ başlığını şöyle anlattı:

“İsrafla mücadeleyi, gıda güvenliğini ve iklim farkındalığını birbirinden ayrı başlıklar olarak değil; toplumun bütün kesimlerine yayılması gereken ortak bir dönüşüm alanı olarak ele alıyoruz. Bugün dünyada milyonlarca insan gıda güvensizliğiyle karşı karşıyadır. İklim krizi; sofrayı, suyu, tarımsal üretimi, kırsal hayatı ve gelecek nesillerin yaşam güvencesini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle gıda, su ve iklim başlıkları arasındaki kopukluğu gidermek; daha dirençli, daha verimli ve daha adil bir sistem kurmak zorundayız. Bu çerçevede tarımdan sanayiye, eğitimden sosyal yaşama, kamu hizmetlerinden iş dünyasına kadar her alanda israfı azaltan, kaynakları verimli kullanan ve iklim bilincini güçlendiren bir yaklaşımı destekleyeceğiz. Gençlerin, çiftçilerin, üreticilerin, çalışanların ve toplumun tamamının iklim dirençli uygulamalar konusunda bilgilendirilmesini önemsiyoruz. Bu kapsamda, iklim değişikliği konularının 2030 yılına kadar eğitim müfredatlarına dahil edilmesini ve yaygın eğitim faaliyetleriyle desteklenerek 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü bir farkındalığı oluşturulmasını hedefliyoruz.”

İklim Uygulama Köprüsü

Altıncı ve son başlık olan ‘İklim Uygulama Köprüsü’nün önemine dikkat çeken Bakan Kurum, “Bütün bu hedefleri hayata geçirirken, ülkelerin farklı koşullarını ve önceliklerini gözeten kapsayıcı bir yaklaşım benimseyeceğiz. Bu hedeflere ulaşılmasını desteklemek amacıyla, özellikle gelişmekte olan ekonomiler başta olmak üzere tüm ülkelerle yakın iş birliği yürüteceğiz. Teknik yardım, kapasite geliştirme faaliyetleri ve finansal destek mekanizmalarına erişimin güçlendirilmesine katkı sağlayacağız. İklim Uygulama Köprüsü olarak tanımladığımız yeni mekanizma, tam da bu boşluğu doldurmayı amaçlıyor. İklim Uygulama Köprüsü, özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde iklim hedefleri ile ekonomik ve kalkınma politikaları arasındaki uyumu güçlendirmeyi hedeflemektedir. Bu mekanizma, yatırım yapılabilir bir ortam oluşturulmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

İklim Uygulama Köprüsü Yeni Bir Fon Değil, Tamamlayıcı Bir Girişimdir

İklim Uygulama Köprüsü’nün; NDC’ler ile ekonomik politikalar arasında daha güçlü bir bağ kurulmasını destekleyeceğinin altını çizen Bakan Kurum, şunları söyledi:

“Ülkelerin önceliklerini yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürmelerine yardımcı olacaktır. Ayrıca uygun finansman çözümleri ve özel sermayenin daha büyük ölçekte katkıda bulunabilmesini kolaylaştırıcı bir rol üstlenecektir. Önemle vurgulamak isterim, İklim Uygulama Köprüsü yeni bir fon değildir. Yeni bir finansman mekanizması değildir. Mevcut girişimlerin alternatifi de değildir. Tam tersine, mevcut iklim finansmanı ve uygulama ekosistemini destekleyen, aktörler arasındaki ortaklıkları güçlendiren ve uygulamaya odaklanan tamamlayıcı bir girişimdir. Amacımız, iklim hedefleri ile gerçek yatırımlar arasındaki mesafeyi azaltmaktır. Finansmanın sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha sonuç odaklı ulaşmasını sağlamaktır.”

Önümüzdeki Aylarda, 10 Öncelikli Temanın Tamamında Çalışmaları İlerletmek İstiyoruz

Bakan Kurum, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e hazırlık sürecini kararlılıkla yürüttüklerini vurgulayarak, “Önümüzdeki hafta ve aylarda, 10 öncelikli temanın tamamında ve bu temaların ötesindeki alanlarda çalışmaları ilerletmek istiyoruz. COP31 macro Küresel İklim Eylemi Gündemi kapsamındaki çalışmalarımızı birlikte başarıya dönüştürmek istiyoruz. Bunu başarmak için COP31 Başkanlığı olarak hepinizin desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bugün dünya yalnızca yeni kararlar beklemiyor. Dünya verilen kararların hayata geçtiğini görmek istiyor. Çünkü doğa yorgun, insanlık yorgun. Kuraklık sofraya kadar uzanıyor; seller, bir ömrün emeğini bir gecede alıp götürüyor; yangınlar yalnızca ağaçları değil hatıraları, yuvaları ve gelecek umudunu da yakıyor. Hep birlikte temiz suya erişemeyen çocuklar için, geleceğini toprağa emanet eden çiftçiler için, evlerini ve umutlarını afetlerde kaybeden aileler için; emisyonların salımından sorumlu olmadığı halde en ağır bedeli ödeyen çocuklar için ve bizden sonra bu dünyayı devralacak nesiller için artık daha hızlı hareket etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Bonn’da Tanıştık, Dinledik, Antalya’da Yeniden Buluşacağız

Bakan Kurum, konuşmasının sonunda Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin “Dün dünle beraber gitti cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek, yeni şeyler yapmak lazım” sözüyle çağrıda bulundu:

“Şimdi yeni şeyler yapma zamanıdır. Gelin, beklemek yerine harekete geçelim. Gelin, niyeti uygulamaya dönüştürelim. Gelin, taahhütleri sonuca ulaştıralım. Gelin, farklılıklarımızı ortak çözüm gücüne çevirelim. Antalya’da yalnızca gelecekten bahsetmeyelim; geleceği birlikte şekillendirelim. Anadolu’nun gönül erlerinden Yunus Emre’nin çağrısıyla, ‘Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım.’ Bonn’da tanıştık, dinledik, Antalya’da yeniden buluşacağız. Hep birlikte, iklim eylemini sözden uygulamaya, uygulamadan sonuca taşıyacağız. Geleceğini birlikte şekillendireceğiz.”

3’lü Basın Toplantısı Düzenlendi

Programda, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen de birer konuşma yaptı. COP31 Başkanı Kurum, UNFCCC İcra Sekreteri Stiell ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Bowen 3’lü basın toplantısı düzenleyip basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP